Grail kelimesi, genellikle efsanelerde geçen ve büyük bir arayışın, ulaşılması zor bir hedefin sembolü olan "kutsal kase" anlamına gelir.
Şarkıda Ellie Goulding, sevgilisinin her bir santim tenini "bulması gereken bir kutsal kase" olarak tanımlıyor. Bu, sevgilisinin kendisi için ne kadar değerli ve ulaşılması gereken bir hazine olduğunu vurgulayan, oldukça güçlü ve romantik bir benzetmedir. Günlük dilde sıkça karşılaşılmayan bu kelime, şarkıya derinlik katıyor.
İngiliz sanatçı Ellie Goulding'in bu hit şarkısı, aşkın en tutkulu ve baş döndürücü halini anlatıyor. Şarkıdaki anlatıcı için sevgilisi adeta her şeydir: hem ışık hem de gece, hem ilaç hem de acı. Bu aşk o kadar güçlü ki, anlatıcı kendini cennetin kıyısında, aklı başından gitmiş bir halde bulur. Kontrolü tamamen partnerine bırakmıştır ve bu yoğun duyguların içinde kaybolmaktan mutludur.
"Love me like you do" (Beni sevdiğin gibi sev) nakaratı, bu ezici aşk ve arzu için bir yakarıştır. Anlatıcı, sevgilisinin dokunuşunu ve sevgisini o kadar yoğun bir şekilde ister ki, "What are you waiting for?" (Ne bekliyorsun?) diye sorarak bu tutkulu anı yaşamak için sabırsızlandığını belli eder. Şarkı, "Grinin Elli Tonu" filmiyle de ünlenmiştir ve filmdeki o yoğun ve karmaşık aşk hikayesini mükemmel bir şekilde yansıtır.