Vorbeirennt kelimesi, 'akıp gitmek' veya 'hızla geçmek' anlamına gelir. Genellikle zamanın veya bir şeyin hızlıca geçip gitmesini ifade etmek için kullanılır.
Bu şarkıda Namika, "Und immer wenn der Tag an mir vorbeirennt" (Ve her gün yanımdan akıp gittiğinde) diyerek zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve bu hızla birlikte sevdiklerinin değerini daha iyi anladığını anlatıyor. Bu kelime, şarkının ana teması olan hayatın anlamını sorgulama ve zamanın kıymetini bilme fikrini çok güzel yansıtıyor.
Almanya'dan rap ve pop tınılarını harmanlayan Namika, bu şarkıda modern hayatın her şeyi istatistiklere dökmesine resmen isyan ediyor. Şarkı, bir insanın hayatının saçma sapan ortalamalarla özetlenmesiyle başlıyor: 81 yıllık ömür, haftada 50 saatlik iş, yılda brüt 45 bin euro maaş ve istatistiksel olarak '1,5 çocuk'... Namika, akıllı saatinin adımlarını saymasından ve su içmesini hatırlatmasından bile bıkmış durumda. Almancada „zählen“ fiili hem 'saymak' hem de 'önem taşımak / sayılmak' anlamına geliyor; Namika da nakaratta bu kelimeyle harika bir zeka oyunu kuruyor: „Ich glaub', alles, was zählt / Das kann man nicht zählen“ (Bence asıl önemli olan şeyler / sayılamaz).
Bütün bu hesap kitap içinde asıl mesele, yanınızda olmayan o kişi ve hissedilen özlem. Bizi biyolojik olarak 30 trilyon hücreye veya 212 kemiğe indirgeseler bile, „Sag, wenn das Herz nicht mehr schlägt, wer berechnet den Wert?“ (Söyle, kalp atmayı bıraktığında değerini kim hesaplayacak?) diyerek sistemin anlamsızlığını yüzümüze vuruyor. Amazon'un 'anlam' aramasına kitap önermesi gibi detaylar modern hayatı çok komik ve net özetliyor; çünkü günün sonunda saatler hızla akıp giderken geriye kalan tek gerçek, sevdiğiniz insanın eksikliği.