Pona yo, Lingala dilinde "senin için" anlamına gelen bir ifadedir. Şarkıda Fransızca sözlerin arasına serpiştirilmiş bu ifade, şarkının evrenselliğini ve sanatçının farklı kültürlere olan açıklığını gösterir.
Bu kelime, şarkının ana teması olan derin aşkı ve adanmışlığı vurgular. Şarkıcı, sevdiği kişi için her şeyi yapmaya hazır olduğunu bu özel ifadeyle dile getirir, bu da onu hem ilginç hem de akılda kalıcı kılar.
Fransız sanatçı Camille Lellouche ve Tayc'ın bir araya geldiği "O H N A", aşktan gözü dönmüş iki insanın birbirine verdiği büyük sözleri anlatıyor. Şarkı, Camille'in sevgilisini dertlerini silip süpüren bir dalgaya benzetmesiyle başlıyor: "Toi le remède à toutes mes maladies / La vague qui a balayé tout mes ennuis" (Tüm hastalıklarımın ilacı sensin / Bütün dertlerimi silip süpüren dalgasın). Aşkı bir suç gibi görenlere inat, ilişkilerini bağıra çağıra yaşamak istiyorlar. Camille "Moi je suis ta voix, toi ma symphonie" (Ben senin sesinim, sen benim senfonimsin) derken, Tayc da bütün hayatını ve kelimelerini ona teslim etmeye hazır.
İkili nakaratta birbirlerine "Baby, jamais je ne te blesserai / Jamais je ne te laisserai" (Bebeğim, seni asla incitmeyeceğim / Seni asla bırakmayacağım) diyerek sadakat yemini ediyor. Hatta iş öyle bir noktaya geliyor ki, Panama'ya kaçmaktan ve başkasına ait olanı çalmaktan bile çekinmeyeceklerini söylüyorlar: "Je fuirai jusqu'au Panama / J'volerais ce qui n'est pas à moi" (Panama'ya kadar kaçarım / Bana ait olmayanı çalarım). Tayc'ın araya sıkıştırdığı Lingala dilindeki "pona yo" (senin için) ifadesi de bu adanmışlığı pekiştiriyor. Kısacası, "Si tu pars, je pars avec toi" (Gidersen, seninle gelirim) diyen, birbirinden ayrı bir hayatı hayal bile edemeyen tutkulu bir çiftin ortak hikayesi bu.