Vacille kelimesi 'sendelemek', 'sallanmak' veya 'tereddüt etmek' anlamlarına gelir. Genellikle bir şeyin dengesini kaybetmesini veya kararsız bir durumda olmasını ifade eder.
Şarkıda, Emilio Piano bu kelimeyi "Le bonheur, ce fil fragile, quand il vacille et se brise" (Mutluluk, o kırılgan ip, sallandığında ve koptuğunda) dizesinde kullanır. Burada mutluluğun ne kadar hassas ve kolayca kaybolabilen bir şey olduğunu anlatmak için "vacille" kelimesi seçilmiştir. Bu, dinleyicide derin bir etki bırakan, güçlü ve düşündürücü bir kelimedir.
İtalyan piyanist Emilio Piano ve Lucie'nin bu parçasında, büyümekle gelen kafa karışıklıklarını bir çocuğun saflığıyla dinliyoruz. Şarkı doğrudan en zor soruyla başlıyor: "Où va-t-on quand on n'a plus de maison" (Bir evimiz kalmadığında nereye gideriz?). Sözler betonların altındaki çiçeklerden, kışın ve şüphelerin içinde kaybolan bir kalpten bahsediyor. Anlatıcı sürekli annesine sığınıp "Maman, dis-le-moi" (Anne, söyle bana) diyerek hayatı çözmeye çalışıyor; yetişkinlerin gerçekten bir şeyler bilip bilmediğini yoksa "on fait semblant" (numara mı yapıyoruz) diyerek sadece öyle davranıp davranmadıklarını sorguluyor.
İkinci kısımda kırılgan bir ipe benzetilen mutluluktan ve unutulan anılardan söz açılıyor. Yine de tüm bu cevapsız sorular karamsar bir yerde kalmıyor. Şarkı, fırtınanın ardında sevginin beklediğini fısıldıyor: "Au-delà de l'orage il y a de l'amour" (Fırtınanın ötesinde sevgi var). Gökyüzü açıldığında her şeyin yeniden sakinleşeceği inancı, parçaya tertemiz bir umut bırakıyor. Hatta aklındaki onca soru için bulduğu tatlı çözüm de çok samimi: "Peut-être que j'en ferai des chansons" (Belki de onlardan şarkılar yaparım).