Bipolară kelimesi, 'bipolar' anlamına gelir ve genellikle ruh halinde ani ve aşırı değişimler yaşayan birini tanımlamak için kullanılır.
Şarkıda, sanatçı bu kelimeyi sevgilisinin kararsız ve değişken doğasını anlatmak için kullanıyor: "ești bipolară, ești din nou a mea, da" (bipolarsın, yine benimsin, evet). Bu, ilişkinin inişli çıkışlı ve karmaşık yapısını vurgulayan, oldukça çarpıcı ve akılda kalıcı bir kelime seçimidir.
Holy Molly’nin, Rava’nın eşlik ettiği “Spune-mi” başlığını “Bana söyle” diye çevirebiliriz. Şarkı, birbirine hâlâ yaklaşan ama artık birbirini tanımakta zorlanan iki kişinin gecesini anlatıyor. Anlatıcı, karşısındaki kişiyi “Te văd străin ca-ntotdeauna, dar e diferit” [Seni her zamanki gibi yabancı görüyorum, ama bu kez farklı] diyerek karşılıyor. Aşkın izleri ve yaralı bir beden imgesi, ilişkinin ikisini de yorduğunu gösteriyor. Yine de ışıklar söndüğünde “Stai mai aproape” [Daha yakında dur] diyor. Bu yakınlık, barışmış oldukları anlamına gelmiyor; tam tersine, karşısındaki kişinin onu gerçekten sahip olmadığını hissetmesini istiyor: “Să simți că nu mă ai” [Bana sahip olmadığını hisset].
Şarkının en akılda kalan kısmı, cevapsız sorularla dolu: “Câte clipe mai avem și câte lacrimi am păstrat în mine?” [Daha kaç anımız kaldı ve içimde kaç gözyaşı biriktirdim?] Bir haritası olmadığı için onu nerede arayacağını bilmiyor; geriye yalnızca paylaşılacak bir sigara ve sessizlikte birbirine bakmak kalıyor. Rava’nın bölümünde ilişki daha da dengesizleşiyor: Bir gün karşı taraf anlatıcıyı unutup başka bir şey istiyor, sonra yeniden ona dönüyor. “O parte mă vrea, dar nu pot mereu să fie așa” [Bir yanın beni istiyor, ama hep böyle olamam] sözü, bu gelgitin artık taşınamaz olduğunu açıkça söylüyor. “Spune-mi” bu yüzden basit bir aşk sorusu değil, birlikte geçirilen zamanın ve verilen sözlerin hâlâ bir anlamı olup olmadığını öğrenme isteği.