Doodga kelimesi, Hollandaca'da "ölmek" anlamına gelen "doodgaan" fiilinin bir çekimidir ve burada "ölesiye" veya "ölene kadar" gibi bir anlam taşır.
Şarkıda Joost Klein, "Blijf hier tot ik doodga" (Ölene kadar burada kalacağım) diyerek Avrupa'ya olan bağlılığını ve sevgisini dramatik bir şekilde ifade ediyor. Bu kelime, şarkının duygusal yoğunluğunu ve sanatçının Avrupa'ya duyduğu derin hisleri vurguladığı için oldukça etkileyici ve akılda kalıcıdır.
Hollandalı sanatçı Joost Klein'ın "Europapa" şarkısı, pasaportunu kaybedip beş parasız kalsa bile trenle veya otobüsle kıtayı turlayan bir gezginin çılgın yolculuğu gibi. Şarkıda vizeye gerek olmadan yola çıkma hissi var: "Heb gelukkig geen visum nodig om bij je te zijn" (Neyse ki seninle olmak için vizeye ihtiyacım yok) diyor ve Paris için parası yetmeyince hemen hayal gücüne sığınıyor. "Zeg 'merci' en 'alsjeblieft'" (Mersi ve lütfen de) diyerek bir euro borç istemesi tam bir sokak gerçekliği!
Enerjik ritimlerin arkasında Joost aslında kendisinden kaçtığını açıkça söylüyor. Almanya'da yalnız kalıyor ("Ich bin in Deutschland, aber Ich bin so allein"), İtalya'ya gidiyor ama canı yine de acıyor ("Io sono in Italia, maar toch doet het pijn"). Yerel yemeklere takılmıyor; ne es-car-gots (salyangoz) ne de fish 'n chips umurunda, hatta paellanın ne olduğunu bile tam bilmediğini itiraf ediyor. Radyoda Stromae'nin meşhur "Papaoutai" şarkısını duyup pes etmemeyi seçiyor ve tüm Avrupa'ya kocaman bir merhaba fırlatıyor: "Welkom in Europa, blijf hier tot ik doodga" (Avrupa'ya hoş geldin, ölene kadar buradayım).