Porzellan kelimesi "porselen" anlamına gelir. Şarkıda, kırılganlığı ve değerli oluşuyla dikkat çeken bu kelime, ilişkilerin hassasiyetini ve kolayca parçalanabileceğini vurgulamak için kullanılmıştır.
Şarkının başında "Herzen brechen, Porzellan" (Kalpler kırılır, porselen) dizesiyle, insan kalplerinin porselen gibi narin olduğu ve tıpkı porselen gibi kırılabileceği anlatılır. Bu metaforik kullanım, kelimeyi hem akılda kalıcı hem de duygusal olarak güçlü kılar.
Alman indie-pop grubu Provinz ve Nina Chuba, Zorn & Liebe şarkısında birbirini hem yakan hem donduran o yıpratıcı ilişkiyi masaya yatırıyor. Şarkı daha ilk saniyeden kırılan porselen sesleri ve paramparça kalplerle açılıyor: "Herzen brechen, Porzellan, wir sind nicht mehr, was wir mal war'n" (Kalpler kırılıyor, porselen gibi; artık eskiden olduğumuz kişiler değiliz). Birlikte bir bataklığa sürükleniyorlar ama çıkmaya niyetleri de yok gibi. Gözyaşlarını bardağa buz niyetine doldurup şerefe kadeh kaldırıyorlar: "Kipp unsre Tränen auf Eis, ein Hoch auf uns zwei" (Gözyaşlarımızı buza dök, ikimizin şerefine). Birinin gözleri buz mavisi, diğeri alev alev; yani biri donarken diğeri yanıp kül oluyor.
İşin en acımasız ve dürüst kısmı ise küçük ayrıntılarda gizli. Günün nasıl geçtiğini sormak gibi sıradan nezaketler çoktan rafa kalkmış; doğrudan hesap soruluyor: "Ich will nicht wissen, wie dein Tag war / Will nur wissen, wieso du nicht bei mir warst" (Günün nasıl geçti bilmek istemiyorum / Sadece neden yanımda olmadığını bilmek istiyorum). Arabadaki o ilk andan beri bir kıvılcım var ama yüzlerdeki karanlık gölgeler de peşlerini bırakmıyor. Adı üstünde, bu ilişki sadece aşktan ibaret değil; öfke ve sevgi sırt sırta vermiş durumda ve nakaratın haykırdığı gibi: "Unser Zorn, unsre Liebe / Wird nie vergeh'n" (Öfkemiz ve sevgimiz asla bitmeyecek).