Casino kelimesi İtalyancada yalnızca “kumarhane” anlamına gelmez; günlük ve argo kullanımda “karmaşa, gürültü” veya “curcuna” demektir. Şarkıdaki “Faccio casino” ifadesi “ortalığı birbirine katıyorum” ya da “gürültü çıkarıyorum” anlamında kullanılıyor; bu çift anlamlı ve enerjik kullanım kelimeyi özellikle akılda kalıcı yapıyor.
“Musica (E Il Resto Scompare)”, eğlenceyi ve kırgınlığı aynı geceye sığdıran, oldukça açık sözlü bir şarkı. Anlatıcı sabaha kadar müzik dinlemeyi seviyor: “Mi piace la musica fino al mattino” [Sabaha kadar müziği seviyorum]. Şarap içmese bile ortalığı karıştırdığını söylüyor ve hayat kısa olduğu için aperitivo, yani yemekten önce içki ve atıştırmalık eşliğinde geçirilen İtalyan akşam keyfi, kaçırılacak bir şey değil. Paris’e ya da Hong Kong’a götürülmek de onu etkilemiyor. Eski sevgiliyi düşünmek yerine müziğe sığınıyor; hatta gecenin sonunda kanepede uyuyacağını söylüyor. “Innamorata di un altro cabrón” [Başka bir serseriye âşığım] cümlesindeki İspanyolca cabrón, burada kaba bir ifadeyle “herif” ya da “serseri” anlamına geliyor. Ardından gelen “Esta es la historia de un amor” [Bu bir aşkın hikâyesi] sözü, yaşananları biraz melodramatik, biraz da alaycı bir havaya sokuyor.
İkinci bölümde şafak ışıklarını izliyor, evde çıplak dolaşıyor ve kimsenin onu görmediğini söylüyor. Eski sevgilinin onu başka bir kadının adıyla çağırması ise ilişkinin ne kadar can sıkıcı olduğunu gösteriyor. Bir zamanlar onun yüzünden üzülmüş, ama artık “ora no” [şimdi değilim] diyebiliyor. Şarkının akılda kalan fikri nakaratta tekrarlanıyor: “Musica e il resto scompare” [Müzik kalır, geri kalan her şey kaybolur]. Üstelik sevgilisi ona hiç “quanto sei bella” [ne kadar güzelsin] ya da “amore, aspetta” [aşkım, bekle] dememiş olsa da anlatıcı gülümsemeyi bırakmıyor. Biraz dans, biraz sitem ve bolca “sen düşünme, müziği aç” tavrı var.