Rossetto kelimesi "ruj" anlamına gelir. Bu kelime, günlük hayatta sıkça kullanılan bir makyaj malzemesini ifade etse de, şarkının başlığında ve nakaratında yer almasıyla özel bir anlam kazanır.
Şarkıda "rossetto e caffè" (ruj ve kahve) ifadesi, biten bir ilişkinin veya ayrılığın ardından kalan tatlı-acı anıları ve izleri sembolize eder. Sevgilinin dudaklarında kalan rujun tadı ile kahvenin acılığı birleşerek, hem tutkuyu hem de ayrılığın hüznünü aynı anda hissettirir. Bu kelime, şarkının duygusal derinliğini ve ana temasını çok güzel yansıtır.
Gecenin bir yarısı, kulüpteki gürültüyü ve içkileri arkanda bırakıp sadece tek bir kişiyi aramak istersin ya, İtalyan sanatçı Sal Da Vinci tam olarak o anı anlatıyor. Şarkı "Ma che serata" (Ne gece ama) diye başlıyor ve hemen ardından o tanıdık telaş geliyor: biraz fazla içilmiş, karşı taraf daha önce kızıp köpürmüş ama yine de el telefona gidiyor. Şarkıcı standart İtalyanca ile Napoli lehçesini birbirine karıştırarak konuşuyor; mesela "sai ca mor per te" (senin için öldüğümü bilirsin) ya da "ije corr addu te" (sana doğru koşarım) derken Napoli sokaklarının o telaşlı, abartılı ve doğrudan sevgisini hissettiriyor.
İlişkinin tüm özeti ise nakarattaki o harika tatta saklı: dudaklarda kalan "rossetto e caffè" (ruj ve kahve). Birbirine karışan bu tat hem tatlı hem acı; sabah kahvesinin sertliğiyle gece sürülen rujun izi yan yana duruyor. Üstüne bir de sigara yakılıyor ve "Sembra quasi di fumare il tuo profumo" (Neredeyse senin kokunu içime çekiyor gibiyim) diyerek tutkuyu iyice abartıyor. Kıskançlık, acı, delilik ve ay ışığı... Tam bir Akdeniz gecesi kaosu!