Wunder Almancada “mucize” anlamına gelir ve şarkının en önemli, en akılda kalıcı kelimesidir. Şarkıcı, ilişkileri zor görünse bile mucizelere inanmanın ve yeniden denemeyi göze almanın değerini anlatır; bu nedenle kelime burada umut ve cesaretin sembolü olarak kullanılır.
Wincent Weiss’in “An Wunder” şarkısında bir ilişki, iki kişinin hayatlarının artık birbirine sığmadığını hissettiği zor bir noktada duruyor. Anlatıcı, “Meine Welt ist gerade zu klein” [Dünyam şu anda fazla küçük] diyerek kendi dünyasının daraldığını, karşısındaki kişinin dünyasına yer açamadığını söylüyor. Oysa bir zamanlar sonsuza kadar birlikte olacaklarını düşünmüşler: “Wir dachten doch, dass wir für immer wären” [Sonsuza kadar birlikte olacağımızı düşünmüştük]. En sert soru da burada geliyor: “Wann haben wir angefangen aufzuhören?” [Ne zaman vazgeçmeye başladık?] İlişkide gitmek için bin neden var, fakat kalmak için tek bir neden bile ona yetiyor: “Ein einziger reicht, dass ich bleib’” [Kalmam için bir tanesi yeter].
Şarkının umudu, başlıktaki “An Wunder glauben” ifadesinde, yani “mucizelere inanmak”ta toplanıyor. Bu, gökten gelecek sihirli bir çözümden çok, ilişkide hâlâ küçük bir ihtimale tutunmak demek: “Ich halt’ fest an deinem kleinen vielleicht” [Senin küçük ‘belki’ne tutunuyorum]. Karşı tarafın istediği şeyin zaman olduğu söyleniyor, fakat bu sözün “seit ’ner Ewigkeit” [sonsuz zamandır] tekrarlandığı da açıkça belirtiliyor. Yine de anlatıcı, aralarında hâlâ işe yarayabilecek bir yol olduğuna inanıyor: “Wir wissen eigentlich, wie’s besser geht” [Aslında nasıl daha iyi olacağını biliyoruz]. Şarkı bu yüzden hem dürüstçe kırgın hem de biraz inatçı: Bin ayrılık nedeni karşısında, birlikte kalmayı denemek için tek bir umut bile yeterli olabilir.