Bala perdida kelime anlamıyla "başıboş kurşun" demektir. Bu ifade, genellikle hedefini şaşırmış veya nereden geldiği belli olmayan bir kurşunu tanımlar.
Şarkıda ise bu ifade, mecazi bir anlamda kullanılmıştır. Şarkıcı, sevdiği kişiye "tú eres mi bala perdida" (sen benim başıboş kurşunumsun) diyerek, onun hayatına beklenmedik bir şekilde girdiğini ve onu derinden etkilediğini anlatır. Bu, aşkın bazen ne kadar öngörülemez ve güçlü olabileceğini vurgulayan ilginç ve akılda kalıcı bir benzetmedir.
Meksika kökenli ABD'li grup Grupo Frontera'nın bu parçasında, biten bir ilişkinin ardından aklından çıkmayan anılarla baş etmeye çalışan birinin çaresizliğini dinliyoruz. Şarkıcı, "Tan fácil que es enamorarme y tan difícil olvidarte" (Aşık olmam bu kadar kolayken seni unutmam çok zor) diyerek daha en baştan hislerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Karşı tarafın fotoğraflarına bakmak canını yaksa da kalbini eğittiğini söylüyor; çünkü bir gün onunla yeniden karşılaşacağına inanıyor. Telefonu eline alıp arasa da konuşamıyor ve nakaratta defalarca haykırdığı gibi "Tu recuerdo no se va" (Anın gitmiyor, aklımdan çıkmıyor) diyerek takılıp kaldığı yeri itiraf ediyor.
Şarkının en çılgın yeri ise aşkı için göze aldıkları! Sevdiği kişinin dans edişini izlemenin ve havadaki binlerce öpücüğü hissetmenin ona yettiğini anlatırken, "Te buscaré aunque suene loco, de Bogotá hasta Buenos Aires" (Kulağa delice gelse de seni arayacağım, Bogotá'dan Buenos Aires'e kadar) diyerek Kolombiya'dan Arjantin'e tüm kıtayı gezmeye hazır olduğunu söylüyor. Ayrıca sevdiğine "tú eres mi bala perdida" (sen benim serseri kurşunumsun) diye sesleniyor; yani onun hayatına aniden giren, kontrol edilemeyen ve çarptığı yeri dağıtan bir güç olduğunu anlatmak için bu deyimi kullanıyor. Gece on ikiyi geçse de, hatta bütün bir ömür sürse de tek bir isteği var: "Quédate otra vez" (Bir kez daha kal).