Antan kelimesi "eskiden" veya "geçmişten" anlamına gelir ve genellikle nostaljik bir çağrışım taşır. Günlük dilde sıkça rastlanmayan, daha edebi ve şiirsel bir kullanımdır.
Şarkıda "Devant cette photo d'antan" (Bu eski fotoğrağın önünde) ifadesinde geçerek, kahramanın geçmişe duyduğu özlemi ve bir zamanlar yaşanmış bir aşka olan bağlılığını vurgular. Bu kelime, şarkının hüzünlü ve romantik atmosferini güçlendirir.
Fransız şarkıcı Indila'nın pop tarzındaki bu şarkısı, eski bir fotoğrafa bakıp giden sevgilisini bekleyen bir adamın hikayesiyle başlıyor. Şarkıda adam için "L'âme en peine" (Ruhu kederli) ve "Il vit mais parle à peine" (Yaşıyor ama neredeyse hiç konuşmuyor) deniyor. Çevresindekiler onun aklını kaçırdığını düşünebilir, ama sözler durumu çok net açıklıyor: "Il n'est pas fou, il l'aime c'est tout" (Deli değil o, sadece seviyor hepsi bu). Elinde bir gülle, boş gözlerle öylece bekliyor.
Sonrasında sözler çaresiz bir yalvarışa ve büyük vaatlere dönüşüyor. Pişmanlıklar ortaya saçılıyor: "Comme je regrette, non, je ne voulais pas tout ça" (Nasıl da pişmanım, hayır, bütün bunları istememiştim). Aşk için her şeyi feda etmeye hazır; hatta limanda beklemeyi ya da son nefesini vermeyi bile göze alıyor. Şarkının en can alıcı kısmı ise umudu anlatan şu sözler: "Une bougie peut illuminer la nuit" (Bir mum geceyi aydınlatabilir) ve "L'amour fait d'un fou un roi" (Aşk bir deliyi kral yapar). Kısacası karşılıksız kalsa bile sonuna kadar direnen, insanın gözünü karartan bir sevdayı dinliyoruz.