Mistletoe kelimesi, özellikle Noel zamanında evleri süslemek için kullanılan, üzerinde beyaz meyveler bulunan bir bitki türüdür.
Şarkıda, "Oh the mistletoe is hung where you can see, Somebody waits for you, Kiss her once for me" dizeleriyle geçer. Ökseotu, Batı kültüründe altında duran kişilerin öpüşmesi geleneğiyle ilişkilendirilir. Bu kelime, şarkının neşeli ve romantik Noel atmosferini çok güzel yansıtır ve Türk kültüründe doğrudan bir karşılığı olmadığı için ilgi çekici olabilir.
Kanadalı pop şarkıcısı Michael Bublé'nin sıcacık sesiyle söylediği bu parça, kış günlerinde içinizi ısıtacak basit ve neşeli tavsiyelerle dolu. Şarkı doğrudan dinleyiciye sesleniyor: Kar yağar mı bilmem ama sen keyfine bak, yani "have a cup of cheer" (bir bardak neşe/keyif iç). Buradaki "cup of cheer" kalıbı aslında sıcacık bir bayram içeceği eşliğinde neşelenmek anlamına gelen eski bir deyiş. Yolda yürürken sadece tanıdıklara değil, karşılaştığın herkese selam vermeni istiyor: "Say hello to friends you know / And everyone you meet" (Tanıdığın dostlarına / Ve karşılaştığın herkese merhaba de).
İşin içine biraz da romantizm ve eğlenceli bir çöpçatanlık giriyor tabii. Şarkıcı kapı eşiğindeki ökseotuna dikkat çekiyor: "Oh the mistletoe / Is hung where you can see" (Ökseotu görebileceğin bir yere asıldı). Batı geleneğinde ökseotunun altında duran iki kişinin öpüşmesi adettendir. Bublé de orada seni birinin beklediğini fısıldayıp ekliyor: "Kiss her once for me" (Benim için onu bir kez öp). Hatta neşesini pekiştirmek için eski usul bir şaşkınlık ve sevinç nidası olan "oh by golly" (vallahi, hey gidi) sözünü patlatıyor. Karmaşık hiçbir şey yok; sadece dostça bir tebessüm, sıcak bir bardak ve sevdiklerine sarılma çağrısı var.