Barfuß kelimesi "yalınayak" anlamına gelir. Bu kelime, şarkının başlığında ve nakaratında tekrar eden, oldukça akılda kalıcı ve görsel bir imge yaratır.
Şarkıda, sanatçı piyano çalarken yalınayak olmasını, rahatlık, samimiyet ve belki de bir tür özgürlük hissiyle ilişkilendiriyor. Bu, günlük hayatta sıkça kullanılan bir kelime olmasa da, şarkının ana teması ve atmosferiyle doğrudan bağlantılı olduğu için oldukça ilgi çekicidir.
Alman indie-rock grubu AnnenMayKantereit'ın bu parçasında vokalist Henning May, ayrılık sonrasındaki o tanıdık sessizliği dosdoğru anlatıyor: "Und ich sitz schon wieder / Barfuß am Klavier" (Ve yine oturuyorum / Piyanoda çıplak ayakla). Şarkıda büyük dramlar ya da fırtınalı kavgalar yok; bunun yerine sabahları yatakta çıplak uzanan bir sevgili ve piyanonun başına geçmiş çıplak ayaklı bir adam var. May, ilişkideki tuhaflığı saklamıyor; "Du und ich, wir waren wunderlich" (Sen ve ben, tuhaftık) derken geceleri onları duyup rahatsız olan komşulardan bahsediyor. İlişkinin özeti ise Almancadaki o zekice tezatla geliyor: "gemeinsam einsam" (birlikte yalnız). İki insanın yan yana oturup saatlerce tek kelime etmeden susmasını anlatmak için harika bir ifade.
Ayrılığın sebebi de bir o kadar dürüst ve net. Karşı taraf her ayrıntıyı öğrenmek istemiş: "Du wolltest alles wissen / Und das hat mich vertrieben" (Her şeyi bilmek istiyordun / Ve bu beni kaçırdı). Ama hemen ardından kendi sözünü düzeltip gerçeği itiraf ediyor: Aslında kaçan o değil, karşısındaki kişi çekip gitmiş. Şarkının sonunda kalan tek gerçek, eksik hissettiren bir beraberlik: "Du und ich, wir waren zu wenig" (Sen ve ben, çok yetersizdik). Hayatta kalmak için piyanonun başına dönen, aşk şarkıları hayal edip giden sevgilisini sayıklayan çıplak ayaklı bir müzisyenin en yalın hali bu.