Veșnicia kelimesi 'sonsuzluk' anlamına gelir. Şarkıda, zamanın ötesinde bir aşkı ve ruhların ebedi bağını anlatmak için kullanılıyor.
Sanatçı, "Dar veșnicia n-are timp" (Ama sonsuzluğun zamanı yok) diyerek, aşkın sıradan zaman kavramlarının ötesinde olduğunu ve bu derin bağın sonsuzlukta bile yer bulduğunu vurguluyor. Bu kelime, şarkının mistik ve romantik atmosferini çok güzel yansıtıyor.
Moldovalı sanatçı The Motans, bu pop şarkısında dünyaya gelmeden önce verilmiş gizemli bir sözün peşine düşüyor. Şarkı masal gibi bir sahneyle açılıyor: Ruhlar henüz yeryüzüne inmemişken ve gökyüzünden başka hiçbir şey görmemişken, sevgilisinden kendi göz rengini seçmesini istiyor; o da mavi rengi seçiyor ("Așa că mi-ai ales albastrul" - Böylece bana maviyi seçtin). İki ruhun dünyaya inip birbirini kaybetmesi, ardından dalgaların sürüklediği bir şişe içindeki mektuplar gibi ("scrisorile în sticlă duse de val") zamana karşı kıyıya vurmayı beklemesi anlatılıyor. Dünyadaki ömür sınırlı olduğu için de sonsuzluğu beklemek yerine fani biri olarak sevmeyi tercih ediyor.
Nakarat ise bildiğimiz gün batımı fikrini tersyüz eden zekice bir bakış açısıyla geliyor: "Apusul de soare e doar răsăritul văzut de la spate" (Gün batımı, sadece arkadan görülen bir gün doğumudur). Ayrılık ya da son gibi duran anların aslında başka bir başlangıç olduğunu fısıldayan bu dize, şarkının en vurucu yeri. Milyarlarca insanın arasında birbirini arayan iki ruhun tek ortak dili ruhun kendisi ("Doar sufletul o limbă are"). Henüz yaşanmamış hatıralarda kaybolduğunu söyleyen şarkıcı, belki bu hayatta olmasa bile bir sonrakinde buluşup günde iki gün doğumu izleyerek mutlu olmayı hayal ediyor.